BM İnsan Hakları Konseyi’nde Kur’an-ı Kerim’e Yönelik Saldırılar Gündeme Alındı

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, son dönemde özellikle bazı Avrupa ülkelerinde Kur’an-ı Kerim’e yönelik artan saldırıların 6 Ekim’de BM İnsan Hakları Konseyinin 54’üncü Olağan Oturumunda gündeme geleceğini ve bu konunun detaylı ele alınacağını belirtti.

BM İnsan Hakları Konseyinin 54’üncü Olağan Oturumu Cenevre’de başladı. BM Cenevre Ofisi’nde düzenlenen toplantı, 7 büyüklüğünde depremle sarsılan Fas ile dayanışma için saygı duruşuyla başladı.

Oturuma BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, BM İnsan Hakları Konseyinin 2023 Dönem Başkanı Çekya’nın BM Cenevre Ofisi Nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Vaclav Balek, Türkiye’nin BM Cenevre Ofisi Nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Güven Begeç, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cenevre Temsilcisi Kemal Köprülü ile diğer ülkelerin ve BM kurumlarının temsilcileri katıldı.

Balek, oturum kapsamında gündeme gelecek konular ve teknik detaylara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Komiser Türk, İnsan Hakları Konseyinin 54’üncü Olağan Oturumunun açılış konuşmasında, dünyanın her yerinde insanların makul bir yaşam standardı istediğini ve buna haklarının olduğunu belirtti.

Türk, insanların gıdaya erişim, uygun maliyetli tıbbi bakım, eğitim ve fırsat eşitliği, temiz çevre ile kaynakların adil paylaşımı neticesinde iyi bir ekonomik durum gibi haklı beklentilerinin olduğunu vurguladı.

“İnsanlar, tüm bunların sağlanması için kararlara aktif ve anlamlı katılım ile onların taleplerine hizmet eden hükümetler istiyor.” diyen Türk, zaman zaman insanların bu haklardan mahrum bırakıldığını ve adil olmayan gelişmeler altında ezildiklerini ifade etti.

“Kur’an-ı Kerim yakma olayları, toplumlar içinde ve ülkeler arasında bölünmeye neden oldu”

Türk, “Adaletsizlik, yoksulluk, sömürü ve baskı, gerilimlere, çatışmalara, yerinden edilmeye ve daha fazla sefalete yol açan şikayetlerin nedenidir. İklim değişikliği milyonlarca insanı açlığa itiyor, umutları, fırsatları, evleri ve hayatları yıkıyor. Son aylarda bu konudaki acil uyarılar, tüm dünyada tekrar tekrar ölümcül gerçekler haline geldi.” dedi.

Dünyanın karşı karşıya bulunduğu sorunları aşması için daha fazla uyarıya ihtiyacının olmadığını ve olabildiğince kötü durumda bulunduğunu kaydeden Türk, artık “acil eyleme” ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

Türk, “Yakın zamanda meydana gelen yaklaşık 30 çirkin Kur’an-ı Kerim yakma olayı, hem toplumlar içinde hem de ülkeler arasında bölünmeye neden olan, kutuplaştırmanın ve parçalanma dürtüsünün en son göstergesidir. Bu konuyu 53/1 sayılı karar doğrultusunda 6 Ekim’de detaylı olarak ele alacağım.” dedi.

Yunanistan açıklarında haziranda meydana gelen tek bir gemi kazasında 600’den fazla kişinin hayatını kaybetmesi de dahil bu yıl Akdeniz’de 2 bin 300’den fazla kişinin öldüğünü veya kaybolduğunu anlatan Türk, buna ilişkin kayıtsızlık karşısında şok olduğunu söyledi.

Türk, Manş Denizi de dahil Avrupa’nın çevresindeki denizlerde çok daha fazla göçmen ve mültecinin fark edilmeden öldüğünü belirtti.

Dünya genelinde “kandırma siyasetine” tanık olduklarını vurgulayan Türk, yeni teknolojilerin de yardımıyla yalan ve dezenformasyonların, yerleşik elitlerin çıkarlarını tehlikeye atabilecek hiçbir eylemin yapılmaması için kitlesel olarak üretildiğine işaret etti.

“Birbirimize bağlılığımıza ve ortak değerlerimize dikkat etmemiz gerekiyor”

Türk, daha iyi politikalar ve sistemler inşa etmek için eleştirel, yenilikçi ve yapıcı görüşlere ihtiyaç olduğunun altını çizdi.

Dünya genelinde askeri darbeler, otoriterlik ve muhalefetin yok sayıldığı durumların olduğunu belirten Türk, şöyle devam etti:

“Bunların her birine karşı panzehir mevcuttur. Kanıt ve gerçek üzerinde ısrar etmemiz gerekiyor. Birbirimize bağlılığımıza ve ortak değerlerimize dikkat etmemiz gerekiyor. İnsanlığın doğal empati, adalet ve şefkat reflekslerini geliştirmemiz gerekiyor. Sadece geniş, özgür katılım ve açık tartışmayla ortaya çıkabilecek eleştirel düşünceyi ve yaratıcılığı desteklememiz gerekiyor.”

Türk, insan haklarının politik açıdan tarafsız olması gerektiğine dikkati çekerek, bütün ülkelerin tüm insan hakları konusundaki sorumluluğunu kabul ettiğini söyledi.

” Rusya’nın Karadeniz Tahıl Girişimi’nden çekilmesi fiyatların yükselmesine neden oldu”

Rusya ile arasında Şubat 2022’den bu yana süren savaşın Ukrayna’yı felakete sürüklediğine işaret eden Türk, “Rusya’nın temmuzda Karadeniz Tahıl Girişimi’nden çekilmesi, Odessa ve diğer yerlerdeki tahıl tesislerine yönelik saldırılar, birçok gelişmekte olan ülkede fiyatların yine çok yüksek seviyelere çıkmasına neden oldu. Birçok insan için gıda hakkı erişilemez hale geldi.” dedi.

BM İnsan Hakları Konseyinin 54’üncü Olağan Oturumu, 13 Ekim’e kadar devam edecek.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x